Aralık 13, 2012

Y

şehirler hayalet
şehirler yalnızlık dolu
insanlar sessizce yanımdan geçip gidiyor
hissediyorum
sadece eve doğru yürüyorum
sen yoksun.

o geceyi hatırlıyor musun
uzaklara gitme demiştim
sen gittin

uykusuz gecelerim
gecelerin bir önemi kalmadı
beni düşünürsen alnını cama yasla demiştin
ne zaman seni düşünsem
alnımı cama yaslıyorum
sanki nefesin arkamda
ellerin ellerime değiyor.

seni hatırlatacak mısralar geliyor ardından
tek tek yazıyorum
kimi zaman göyaşlarım oluyor mısralar
dinlediğim her şarkı adını fısıldıyor sanki kulağıma


uzaklarda kaldın
umutlarım hala benimle birlikte
hayallerim hep var
hayalsiz ben ben olmadım ki hiç
ve hiç bir zaman dolmayacak olan yerin
varlığın
kokun..
elbet bir gün yine seni bulacağım.

//////  ////////


Cities are lost
They are full of
solitude 

People quietly pass me by 
I feel them further
more than before 
Just
walking into the house.

You're gone.

I did never tell you not to go away

You're just


gone

nights are longer, sleepless
they doesn't matter to me at all.
Do you remember that night 
You told me that i should lean my head
Toward the window
whenever thinking about you
and I do
I do lean

When I think of you
Your breath behind me
Your hands touch to mine.

 
Later i sit on a chair for hours
all verses es remind me you
verses some times tear me up

some times cheer me up baby  
and each songs every time whisper something about you

You're far away
but my hopes are all here with me
and my dreams
they are still alive


you are a man
make echoes in my world
deeper inside day by day

you are a man
in another time

in another place.
just till i come there
put a big smile on your face


Ekim 12, 2012

The Negativity Or Positivity

The Negativity Or Positivity

a.m.


...
drunk and writing poems
at 5.40 a.m. in the morning.
the night was cozy as well
friends
me
friends
and me.
I guess i feel really free
when I'm dancing.

before the light
tilts out.
drunk and writing poems
at 5.57 a.m.

some people tell me that
I'm gonna be alright.
friends. yeah friends!

what I'm doing alone
well...
drinking wine,
smoking unfinished cigarettes,
drawings maybe...
oh yeah
writing poems
it makes me write down
all uncompleted words.
at 6.06 a.m.

you know what
i really missing your smile
and well just writing poems
at 6.30 a.m. in the morning.




Mayıs 30, 2012

IIIV










A pilgrim.
Or.
...

Telling you



A sublime music waiting for the shadows in the hell.
Turn off the light
Take a deep breathe
Relax..


Back to the rivers of belief.

Mayıs 10, 2012

F

az-çok kavramları da birer özgürlüktür.
yetinme duygusu,
tatmin edicilik,
fedakarlık...

özgürlüğün anlamı
nedir?
nedir ki insanoğlu
donuklaşan soruya
zihniyetsizce cevap verir.

istememek.
zaman,
yalan ve
gerçek.
hepsi birer özgürlüktür.

F

...
the notion of 'more or less'- is the freedom.
a sense of sufficiency,
to satisfy,
a sacrifice.

the meaning of freedom
is what?
what is it, the human
to this dull question
responds without thinking.

not to want or
to want more.
the time,
the lie and
the real
all- are freedom.


Duren

Nisan 08, 2012

unedited drops-

Nasıl bir karmaşa
bu,
adı aşk gibi
sade ama anlamsız
içimden bir yerleri seçip dolanırken
sabahları görüyorum
elimde değil
seni düşünüyorum..

Gökyüzüne bakıyorum
nefesin o kadar yakınlarda ki
ama sen
uzaklarda bir o kadar.
 
hava karamsar bugün de
ışık yok
dostlarımdan iz yok henüz

oturduğum bank,
baktığım insanlar,
yürüdüğüm yollar
tek tek kayboluyor sanki.
gözlerimi kapıyorum
tutamadığım onca kelime
bir anda çıkıveriyor ağzımdan
yolları suretinle doldurup eve geri dönüyorum.

uyandım
karşımdasın
yakınlarımda.
gökyüzüne çizdiğim hayaller gibi
her gün biraz daha yakın her şey
ama sen bir o kadar uzakta..

dilimin ucundaki kelime
hiç gelmezmişçesine
eskilerden yıpranmış,
solgun,
çabasız ifadelerle
bırakıyorum seni orada
olduğun yerde.
gözlerin kapalı
kirpiklerine dokundurup elimi
son bir kez
uzaklaşıyorum odandan
bir not bile bırakmadan.

HD

Mart 29, 2012

kızgınlık- ire

Üzerimi değiştirdim
Masa başına oturdum
çalışmak içimden gelmedi.
seni aradım
niye aradım
ne sandın
ben ne sandım seni.

sözleri bozmak kalemimin ucuna bile dokunmaz.
bu kadar mı tanınmazlık olur be kardeşim

kabahati karşıda arama
hah en büyük kabahati hatırlamakla yapıyorsun
sen ya zaten
bu da böyle biline.

günahkarsızlıktan mı saydın kendi yaptıklarını
mutluluğa devam
huzur sensiz de var.

tek sorun şu;
seni senin sözlerinden ayırdım
camın arkasından dudaklarından çıkan
nefret dolu sözleri hatırlamadan
yaşıyorum
senden
uzakta.

keşke bilsen
ne kadar zor tutuyorum
anıları
intiharlar peşinde sürüklenen
duyguları.

Mart 24, 2012

Windowpane

Seni bağlamışlar
Düğümlemişler
Paketlemişler..

Yollamışlar sarmaş dolaş seni
Dünya düzeni
Bilememişler
Biz varlıklarının ne kadar aç olduğunu sevgiye
Karanlıkta ne oyunları olduğunu
Asılsız sonuçlarının hangi övgüleri beklediğini.


Karman çorman olmuş alemin düzeni
Yollamışlar seni bana
Nerden geldiğin belli değil, nereye gideceğin desen, hiç..

Hali hatrı sorulmaz olmuş insanlığın;
Beceriksiz düzen işte
Kabulsüzlükleriyle...
Halsiz çırpınan bacakları
Yorgun düşmüş bedeni
Ellerimde çırpınıyor,
Yoruluyor,
Yerlere düşüyor.

Avucumda çürük elma parçası gibi
Yenmiş, kemirilmiş, parça parça.
Satsam satamam
Yesem tadı yok
Yolsuzluğun bu kadarı.

Sen geri verilmez paçavra yığını dolu bedeninle
As kendini
Çarp kendini kendine
Bana zahmet vermeden
Yok et kendini
Kendi kendine.

Mart 02, 2012

I want

I see a riverIt's oceans that I want
You have to give me everything
Everything's not enough

It's my desire
To give myself to you
Sometimes

Sometimes I try
Sometimes I lie, with you
Sometimes I cry
Sometimes I die, it's true
Somewhere I find
Something that's kind

And I've crossed the line again
A line I drew in sand
Still you give me everything
And everything's not enough

I'm ready but not willing
To give myself to you
Sometimes

Come on over
Lay down beside me
And I'll try
Come on over
Lay down beside me
And I'll try
And I'll try

I want it all..

Şubat 25, 2012

Jeff said..

We all fall in love sometimes
Didn't we, Didn't we, shouldn't we, couldn't we
I'm not sure but sometimes we're so blind
struggling through the day,
when even your best friends say
Don't you find

We all fall in love sometimes...

I remember you

Koşuyorum
Boş yollarda
Caddeler sensiz yürüdüğümde
bir şey ifade etmiyor.

Koşuyorum
Gökyüzüne doğru
Yükselen sessizliğe doğru,
bulutlarına açılan yollara doğru..
Sabrım tükeniyor.
Geri getiremiyorum hiç bir şeyi
Gözlerim kadar kalbiminde seni aradığını biliyorsun.
Bir gün
Yaşlanmadan duygularımız
Sadece bir gün ver bize
Sessizliği dolduran mutluluk çığlıklarımız olsun.
Elimden tutup denize at beni.
Dokun,
Doyasıya öp.
Eskisi gibi sarıp sarmaladığın
gibi sıkıca sar.
Okyanus derinlikleri gözlerin
parlasın yeniden.

Bira içmeyi bile özledim Taksim'de gün ortasında

Hiç bitmesin istedim günler
Giderken
buruk bakışını görmek istemedim.
Unutamadım seni.
Elvedalar yok hikayelerde
ben okumuyorum hiç birini.


Love
I never forget you
I cannot
It is not simple to forget any of memories.
The good thing is that I do not want to forget any of them..

Kasım 01, 2011

Alcohol

İçenler bilir
dönüşüm evrenseldir.

Geri dönüşü olmayan yollarda
sapkınlıklardan uzaklaşamadığımda
yazıya tutsağım
beni ben yapan bu
sanatım
erkeklerim
düşmanlaşmaya çalışan arkadaşlıklarım
ilerlemeye çalışan bi yolum var
sevdiklerim ve nefret ettiklerim.

Bildiğim en iyi yol bu oluyor kimi zaman
bi şişe şarap elimde
gezindiğimi hatırlıyorum
şimdi
ise
yine çok yakınım

kalbimde büyüyen bi delik
gözlerimden akmaya yakın yaşlar
içimde kuruyan yaşlar

sevdiğimden uzakta
milyonlarca mil
belki de o kadar değildir
ama uzaktayım
kendimden ayrılıyorum
bi ayrılıyorum bi barışıyorum

savaş.. o da ne demek arkadaş
burda savaş tanımı seks, nefret ve aşktan öte değil
alkol iyi geliyor
acıları dindiyor her zaman
her şeye bir adım daha yaklaşıyorum
bi anda uzaklaşıyorum kendimden
yollarımız ayrılıyor
hissediyorum
insanlarımdan uzaklaştığımı
hissediyorum


yaşam, yaşam, ne var ki alkol yardımcı oluyor..

Ağustos 31, 2011

Cosmos, the parallel

Geçen gün sordum kendime
Neden paralel evrenlerde yaşayan insanlar
aşka dokunur
bi süreliğine dokunur, ürperir, kaçar...
Kovalamak-ansızın kovalanmak
kimine göre bi müddet
ya da daha uzunu.

O büyü,
Kutsanmış topraklar,
Bulutlar,
Mavi gökyüzü,
Çırpınarak kazandığın onca şey
ve aniden
puf.
uçup giden anılara
karanlık, yağmurlu günlere
yürümekten korktuğun o loş sokaklara dönüşüverir.
Ürkütücü.

Ne zamandır anımsaması zor geliyor.
odam düzenli, yeri değişmiş kitapların, kalemlerin
her yanına saçılan viski şişeleri
henüz okunmamış dergiler
pişmanlıkların yazıldığı tahta köşe
rastgele açılan müzik
ve anılarla dolu her bi tarafı
takılıp tökezlerken
her yakaladığım vaftizi yerden kaldırıyorum sanki.

bi zamanlar sevdiğim şarkıları dinleyemez oldum
farkına varıyorum
gelip geçmez
ruhumun sancıları içinde yok oluşumun
aslında kimine göre yeniden var oluşumumun..

inançsızlıktan ölsemde umutsuzluktan ölenlerden olmadım hiç
orası bi gerçek
bi de paralel evrenin gücüne inananlardanım.

Ağustos 25, 2011

Ruins of the silence

Sessizlik de ıslak paçavra gibiymiş be arkadaş..
Ne zaman kalbini konuşturmak istesen
Sözcüklerin hapis oluyor,
Uyku tutmuyor gecelerinde
Hatırlıyorsun tek tek
Çağırıyor hatıralara
Getiriyor ayağına seni
Süründüre süründüre..

Aslında sadece bir tını oluşuyor
Kelimelerden kifayetsiz.
Bitmek bilmeyen.


Bazen sıradan ölümler duymaya,
Yaşamak istediğin ama yaşayamadığın romantizmlere,
İstediğinde oluşan boşluklara,
Yerden bulup cebine attığın o bozuk paraların manasına,
Hayalperestliğine,
Öptüğün adama,
Dostlarına
Aç buluyorsun kendini.

Sessizlik alıyor aniden
bütün hepsini senden..
Herşey bir o kadar uzak duruyor.
Mutluluk iki kelime arasına sıkışıveriyor,
Aşk yok oluyor,
İçkisiz geçmiyor gecelerin..

Düşünüyorsun
Yalnız kalpler sütununa ismini yazıyorsun.
Yürüyorsun caddelerde yalnız başına
Kaçıyorsun büyüdüğün o şehirden
Bırakıyorsun sözcüklerle sevişmeyi
Sabahları uyanmayı
Yağmur altında öpüşmeyi sevdiğinle..


Peki!
Ya sessizliğin harabelerinde saklanmak
Çözüm olmuyorsa..
Ellerin, yüreğin, zihnin
Her daim
Geri dönmeyi isterse

O zaman elvedalar sessizliğe gömülür.
Unutmamak gerek
sessizliği yok etmek
sadece yapmaya değecek o tek yolculuğa;
yüreğimize yapacağımız yolculuğa bağlıdır.





Ağustos 02, 2011

Lies

Ey dünyayı kurtaran adam
Düşüncelerine hakim olmayı öğrenemedin hiçbir zaman
Senin için tek bir kadın vardı
Göremedin gitti
Onun ne halt olduğunu

Ey kendini beğenmiş bar kelebeği
Sana sesleniyorum
İlaçlarını da kadınlarını da al çek git bu mahalleden
İstenmiyorsun
Duvar diplerine işemeyi de kes artık.

AZ mı söylediklerim
Yoksa sana aşkımı emanet ettim diye orospu mu oldu arkadaşlıklarımız

Ego çocukları sürünüyorsunuz
Ağzınız, yüzünüz, vücutlarınız kokuyor
Açlaşan dudaklarınız ve organlarınız var
Öyle ki sizin olmayan şeyleri sömürdüğünüz yetmiyormuş gibi
İsteklerinizle kölesi yapıyorsunuz yalanları
Ama acı çekmeden yok olma şansınız var
Bunu size verenler var, evet.
Yalanlar, yalanlar ve yalanlar.
Ölümcül yaratıkların asıl yaptığı pornografi değil midir zaten..

Temmuz 30, 2011

Speak to world

Masumiyetin yüz ifadesi nasıl merak ediyorum.
Hissiyatsizliğinizi anlayabiliyorum ey duygularını geri tepen, modern çağ yolcuları
ama ben olamıyorum öyle işte.
İtemiyorum, atamıyorum, kopyala-yapıştır duygulara sahip olamıyorum.
Dünyam bu kadar: insanlarımı, yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı seviyorum.
Zaman kaybediyor gibi gözüksem de kimi zaman kimi bilinmeyen yolcuya göre
Tek tek hayatın kırışıklıklarını hissetmek istiyorum vücudumda, kalbimde ve içime çektiğim her kokuda...
Tatminkarlığı hissedemedim şu ana kadar
Kimi zaman doruklardaydım aşka karşı,
kimi zaman istemek-almak duygusuna karşı,
kimi zaman da terkedilme-yok olmaya karşı sanırım.
Terkedildim yok olmaktan yoksunca.
Başıma gelen belalarla öpüştüm, sarıldım onlara, seviştim.
çünkü onlar hayatın kırışıklıklarından sadece birkaçıydı
Gece yürüyüşlerini bu yüzden seviyorum
İnsanlar çevremde, sağımda, solumda
On altı dakkada stres yoksunu, yoksulluk yoksulu olup çıkıyorlar ya!
Dinlemeye değmiyor
Düşünüyorum, kurcalıyorum kafamın arasında parazit itleri.
Dinlemiyorum, dünyayı dinlememekten haz alıyorum.
Var mı!
Üzerime işeyen binlerce fikirden yoksunum ve mutluyum.
Üzerime sıçan kokuşmuşlardan yoksunum ve huzurluyum.
Bu da dönek balığın suya düştüğü ve konuştuğu an.

Speak to world.

The Promise

If you wait for me then I'll come for you
Although I've traveled far
I always hold a place for you in my heart
If you think of me If you miss me once in a while
Then I'll return to you
I'll return and fill that space in your heart
Remembering
Your touch
Your kiss
Your warm embrace
I'll find my way back to you
If you'll be waiting
If you dream of me like I dream of you
In a place that's warm and dark
In a place where I can feel the beating of your heart

Remembering
Your touch
Your kiss
Your warm embrace
I'll find my way back to you
If you'll be waiting
I've longed for you and I have desired
To see your face your smile
To be with you wherever you are

Remembering
Your touch
Your kiss
Your warm embrace
I'll find my way back to you
If you'll be waiting
I've longed for you and I have desired
To see your face, your smile
To be with you wherever you are

Remembering
Your touch
Your kiss
Your warm embrace
I'll find my way back to you
Please say you'll be waiting

Together again
It would feel so good to be
In your arms
Where all my journeys end
If you can make a promise If it's one that you can keep, I vow to come for you
If you wait for me and say you'll hold
A place for me in your heart.

Mayıs 08, 2011

Hey hey, my my

...
Bugün denize baktım uzun uzun
Geçti vapurlar, insanlar geçti
Zamanda öyle bi hızlı akıyor ya...
Yan yana yürüdüğümüzü düşündüm
Geçenlerde, eskilerde, hatta daha da eskisi gibi
Öyle çok bir şey yazamadım
İçimden geçti de yazmadım
Kalabalıktı bugün 
Müzikler yine düşündürdü seni işte,
Sonra hem annemleydim
Aldım gönlünü onun
Lafın geçti, iyi dileklerini de ilettim.
Bazı durumlar oluyor ya
Yok gibi geliyor birçokları yanımda
İyi ki varsın sen.

Uzakları seçicez elbet bir gün
Dediğin gibi.
Hep başka şeyler demek istiyorum
Ama gereksiz geliyor sonrasında
Belki de şu doğru olur
Sakın uzaklaşayım deme benden
Çünkü ben seni kalbimden çıkarmıcam
O koca yüreğinin
Ve kimi zaman yorgunluk kimi zamansa mutlulukla bakan
Gözlerinin bir anlamı var benim için
Fazlasıyla.
En çok onlardan korkardım ya eskiden..
Baktığımda kaybolmaktan,
Aşkı görmekten,
Aşkın ve umudun yan yana bitirim ikili gibi dolaşmasından;
Bitmeyeceğini sanardım..

Haricinde ben hep konuşurum
Şikayetlerim olur.
Durmadan aklımı kurcalayan şeyler
Mantıksız kelimelerim
Ya da seni rahatsız eden durumlarım
Ve dahası..
Mantık aramak yanlış ama çoğu zaman




Ne mi diyorum ben
yazayım dedim işte
neden bakıyorum öyle başıboş
düşünceli düşünceli

düşünüyorum işte
geri istiyorum hayatımı bazen
seni,
yazmayı, çiziktirmeyi
geçmişi temizle tuşunu arıyorum
yoruluyorum sonrasında
uyuyorum uyanıyorum.




çoğu zaman bana tutunmanı istiyorum
yanında olduğumu bilmeni
seni deli gibi sevdiğimi


dünyada kayda değer bir şey varsa
onu da sen anlattın
uzunca ve en anlamlısıyla
boşlukları dolduran koca bi demet sevginle
en iyisi olan, kalbinle
teşekkürler sevgilim.



http://fizy.com/#s/1mpiut (dinlenilesi şarkıdır, öneririm)

Nisan 27, 2011

Tender Napalm



Noise and the bastards are so closed to the earth.
Well, what do y think


New play by Philip Ridley