Temmuz 29, 2009

Külkedisi


Reflekslerin sessiz rüzgarları
Süpürür tozu dumanı
Yutturur saf kıza
Aşkın çürük peynirlerini...

Tahtaların oyulmuş kısımlarından
Tahtakuruları sızar dışarı yavaşça
Amaçsız insanlar mevkiinde
Hizmetli tabiki bizim külkedisi

Birtakım mağara adamları
Üşüşür başına durmadan
Hırpalanır,tökezler ayağı
Yolunu kaybeder
Dolanır ayakları sarhoş bedenine

Kalabalığı yarar geçer bir aşık
Gözleri derin gözleri yaralı
Sessizliğin buğulu müziği işkence
Yavaş yavaş yaklaşır adımları
Eğilir tutamaz sevdiğinin ellerini
Sonra yavaşça uzatır ellerini aşığına
Amaçsız külkedisi...
Yorgun ve bitkin
Dünyanın alaca renklerini göremez olmuş o güzel gözleri
Tek bir kelime var:
'Bir öpücük dindirecek acıları'
Süründürecek kötü bir ruyayı
Kabuslar bir büyü gibi sarmışken
Etrafta yeşille karışık bulutlar olacak
Kaçışır bütün insanlar dünyanın çirkinleri
Saçları dalgalanır kırmızı pelerininin altından
Islak ayaklarından çekilir gölgeler
Soğuk ateşle yıkanır elleri

Sevgiyle karışık yakarışlar
Aşk geri gelir ve yere eğilir
İnsanların kaçışan bakışları şimdi donuklaşır
Güzelliğin şiddetli parfümü yayılır etrafa
Bulanık düşünceler kaybolur
Sonsuzluğa mutluluk külkedisi rüyalarında...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

merhaba papillon:)